14 Şubat 2010 Pazar

Everything is something happened.


Bir internet sitesinde başlamıştım her şeye..
geçmişteki o ortam sayılmazsa elbet..Vardı ya hani,ilk o cafede görmüştüm onu...aşka inanmaz,özgürlük alanımın olduğunu düşündüğüm hayatıma bir erkek elini dokundurmazdım o zamanlar..gördüğümde içimde birşeylerin kıpırdamasını da anlamsız bulmuştum zaten,sıradan sanmıştım...istemsiz bakmamı,o da bakınca kendimi alamamamı ciddiye almamış,biraz şarapla geçeceğini düşünmüştüm..
günler kovalarken geçen dakikaları,mutluluk anlarında aklıma gelirdi yüzü..
her gülümsediğimde anımsar,acaba ne yapıyor diye düşünürdüm..o olmadığından beri de,bir,bilemedin iki kez üzüldüm..tanımadığın birinin,dokunmadığın,sesini duymadığın,kokusunu hissetmediğin birinin omzunda ağlamayı istemek nedir bilir misin?ne saçma gelir,ya da omzunda ağlarken her şeyi unutçağına dair güven hissi verir..


bir gün,bir mail geldi.
''Beni hatırladın mı?'' yazıyordu..
hayır! dedim ona,kendimi durdurmak,bu saçma hislere dur demek adına..
ısrar etti..her an mail atıyor,aklımdan hiç gitmeyen yüzünü anımsatmak için çabalıyordu..
bir gün,-çok içmiştim yine- eve gelip maillerime baktığımda her şeyi anlattım fütursuzca..birine güvenebileceğime dbile emin olmadan..hiç düşünmeden..
uyandığıma beni gülümsetmeyi başaran,sıradan mutluluklardan daha farklı bir mutluluk olduğunu anladığım bir mesaj vardı telefonumda ;
''günaydın sevgilim..''
ne olduğunu,dün neler söylediğimi bile anımsamadan hayatıma katmıştım onu işte..
geçerken her yeni saat,düşün büyüsüne kaptırıp gitmiştik kendimizi..kibar davranışlarıiİstanbul beyefendisi şıklığında tavırları,hislerimi düşünmeden kollarına bırakmam için yeterli gelmiş olsa gerek,onsuz yapamaz olmuştum..oysa öyle kısaydı ki birlikte geçen süremiz..

zaman hızla akıp gider derler ya,bir gün olmuş,biz en yakın uzaklar olmuşuz..
en çok konuşan anlaşamayanlar,en çok dokunan hissedemeyenlerde yer bulmuşuz..
öyle raht kırar olmuşuz ki,öle anlamsızları anlamlı yapıp günlerimizi mahvetmişiz ki,ne onun tavırları ,ne benim sabrım duvar olmuş üzmelere..

ha söylemeyi unuttum ben size,biz aynı evi paylaşıyorduk..
yok hayır evlenmedik,böyle yaşamaya karar vermiştik,hayatımızı daha ortak yapmak için..okullarımız bitecekti evlenmek için,o öyle düşünüyordu da,ikna etmişti beni de..

hikayemiz bu ya bizim,bir gün evde otururken ben,o dışarı çıkmıştı..
bi mail geldi ona,ben de internet başındayım ya,baktım öyle.
gittigidiyordandı,indirim haberi.
dolaşırken,bi elimde kahve,giden maillerde gözüme çarpan bir bayana gönderdiği maildi..
öyle güzel şeyler yazılmış ki o satırlara..aylardır hakkında birşeyler öğrenmeye çalıştığını,görmek için uğraştığını filan..
tarihine baktım bi umut,yıllar öncesine aittir belki diye,ama tarih daha dünü gösteriyordu..ve önceden gönderilmiş bir sürü mail daha..
hayal kırıklığının ötesindeyken hissettiklerim,bi ses dedi,
sen bu değilsin.
tüm yaşadıklarım silinmişçesine,obsesif aşkı kapatıp,eski halime nasıl dönerdim..




*hayal ürünüdür.
şimdilik sıkıldım,devam ederim belki.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder